Okuluyla evlenen adamın öyküsü...

(2 Ağustos 2015 - Sn. Uğur Dündar Kaleminden)

Yaklaşık 15 gün boyunca telefonlarımıza cevap vermeyince, dernek başkanımız Hakkı Baliç'i arayıp, sağlığından endişelendiğimi söyledim.
Vefalılar Derneği'nin tek kişilik ordu gibi çalışan değerli Başkanı Hakkı Bey, “Merak etmeyin ben gider bakarım” dedi.
Telaşlanmakta haklıydım. Zira son yıllarda peş peşe ameliyatlar geçirmiş ve kalın bağırsakları belindeki bir torbaya konulmuştu.
Haliç-Fener'deki evinde tek başına yaşıyor, huzur evine götürme ya da bakıcı tutma önerilerimizi geri çeviriyordu.
Israrlarımız karşısında ise bunlara gerek olmadığını söylemekle yetiniyordu.
İlerlemiş yaşına karşın yemeklerini kendisi yapıyor, çamaşırlarını da titreyen elleriyle yıkıyordu.
Bayramları el öpmeye gittiğimizde kapıda sevinçle karşılıyor ama ikramda bulunduktan sonra yine kapıdan uğurluyordu.
Neden içeriye davet etmediği hepimiz için merak konusuydu.
Hiç evlenmemişti.
Sorulduğunda “Ben okulumla evliyim, lisemizin tüm öğrencileri de benim evlatlarım” derdi.
Oysa bizim liseden sonra İktisadi Ticari Bilimler Akademisi'ni bitirmiş, çalıştığı Merkez Bankası'ndan da müdür olarak emekli olmuştu.
Demek ki kalbi, aşk düzeyinde sevdiği Vefa Lisesi'nde kalmıştı.

* * *

Vefa Lisesi mezunları 1872'den bu yana eğitim veren okullarının kuruluş yıldönümünü, her yıl mayıs ayının ilk pazar günü, boza içerek kutlarlar.
Onu ilk kez, yıllar önce bir ‘Boza Günü' şenliğinde tanıdım.
Bahçedeki coşkulu kutlamadan önce konferans salonunda konuşmalar yapılıyor, okulun ihtiyaçları dile getiriliyordu.
Sahnedeki sunucunun esprilerle konukları eğlendirmeye çalıştığı sırada, tüm bakışlar aniden kapıya çevrilmişti.
O gelmişti.
Yakaları kalkık pardesüsü, fötr şapkasının altındaki sert bakışlı yüz ifadesiyle, Casablanca filminin ölümsüz aktörü Humphrey Bogart'ı andırıyordu.
Oturmadan sahneye ilerledi ve şapkasıyla herkesi selâmladıktan sonra hiç unutamadığım konuşmasına başladı.
Salonda ne kadar varlıklı işadamı, ünlü avukat, doktor ve serbest meslek sahibi varsa isim isim sayıyor, “Bugüne kadar sizi yetiştiren okulunuz için ne yaptınız? Haydi pamuk eller cebe” diyordu. Sonra da teker teker hepsinden ne kadar para tahsil edeceğini söylüyor, vermeyeni derneğin dergisinde tüm Vefa camiasına duyurmakla korkutuyordu.

* * *

Yanımdakilere Bogart'ın beyaz perdede canlandırdığı sert karakterleri çağrıştıran kişinin kim olduğunu sordum.
“Büyük Vefalı Muhittin Gelgin ağabey” dediler.
O günden sonra Vefalıların korkuyla karışık bir saygıyla sevdikleri Muhittin ağabeyle dost olduk.
Her sabah işe gider gibi okula geliyor, eksikleri, öğretmen ve öğrencilerin ihtiyaçlarını tespit ederek, bunları karşılamak için hepimize görevler veriyordu.
Kendisi de emekli maaşından aç kalmayacak kadar bir parayı ayırdıktan sonra, geri kalanıyla yoksul öğrencileri okutuyordu.
Öylesine dürüst bir insandı ki, okulda yediği öğle yemeklerinin parasını bile hemen muhasebeye öderdi.

* * *

Tanıdıkça ona olan saygım da, sevgim de artıyordu.
Muhittin ağabeyin unutulmaz müdürlerimizden Sakin Öner ve Hakkı Baliç'le oluşturduğu ekip, tarihi liseye adeta bir devrim yaşatıyordu.
Örneğin okuluna aşık bir başka büyük Vefalı olan Nejat Ekrem Basmacı ağabeyimiz tek başına köhne konferans salonunu yenilemiş, 17 Ağustos depreminin verdiği ağır fiziki hasar kısa sürede giderilmiş, tüm derslikler pırıl pırıl hale getirilmiş, bilgisayar başta olmak üzere müthiş bir teknolojik altyapı hamlesi gerçekleştirilmişti.
Okulumuz 5 yıllık Anadolu Lisesi statüsünün sağlanmasıyla da ülkemizin en seçkin liseleri arasındaki yerini almıştı.
Kısacası depremin sebep olduğu enkazın altından parmakla gösterilecek örnek bir eğitim kurumu çıkmıştı.
Yaşanan tek kelimeyle devrimdi.
Ve her devrim gibi bunun da bir önderi vardı:
Muhittin Gelgin…
Bizler onun çıraklarıydık.

* * *

Benim endişelenip haber vermemden sonra Hakkı Bey hemen Fener'deki eve gitti. Kapıyı zorla açtırıp içeriye girdiğinde, yürek yakan yoksulluk görüntüsüyle karşılaşmıştı. Tek oda ve bir tuvaletten oluşan evde büyük bir masa, bir sandalye, yatak ve duvarda asılı kocaman Atatürk portresinden başka hiçbir eşya yoktu. Muhittin ağabey, günlerdir, belki de hiçbir şey yemeden oracıkta yatıyordu. Hakkı Bey koşulları anlatırken “Daha fazlasını söylemeye yüreğim el vermiyor”diyordu.
Masanın üzerindeki her şey Vefa Lisesi ile ilgiliymiş. Bir de zarf duruyormuş. Zarfı açıp baktığında ne görsün?
Bir miktar para ve bunların verileceği öğrencilerin listesi…
91 yaşındaki koca çınarın son nefesini vereceği yatağında bile yoksul çocuklarımızı düşünmüş olması karşısında Hakkı Bey kendini tutamayıp hüngür hüngür ağlamaya başlamış.

* * *

Tabii hemen hastaneye kaldırıldı. Özenle bakıldığı için bir ara düzelir gibi olduysa da kısa süre sonra akciğer yetmezliğinden hayata gözlerini yumdu.
Vefalılar 2006 yılının karlı bir kış günü cenazesini Eyüp'teki aile kabristanına defnederlerken tabutu omuzlayanlardan biri de okulumuzun hamisi, bugün 95 yaşında olan Nejat Ekrem Basmacı'ydı.

* * *

Okuluna adanmış bir ömür bitti ama tüm Vefalıların gönlünde Muhittin Gelgin efsanesi yaşıyor.
Vefalılar şimdi topladıkları bağışlarla onun en büyük hayallerinden biri olan ‘Vefalılar Evi'ni inşa ediyor.
Yaşasaydı kesinlikle karşı çıkardı ama bu eve onun adı veriliyor.

Vefalılar Evi Açılışından Kareler

531610106987660 3075800183504788756 n
531608990321105 9157096238497019198 n
531614826987188 7624203444741532552 n
531607893654548 3692823885171088362 n
531612363654101 1379209764154325127 n
531608530321151 2372379164590137424 n
531608766987794 929112324430609347 n
531611113654226 2999649259451710618 n
531613870320617 5066253849657899497 n
531609806987690 4476214370634340100 n
531607323654605 9016260943930798766 n
531611953654142 4583826397335037403 n
531609663654371 6647478629882773657 n
531610233654314 2631039881260275421 n
531609403654397 7659351698295406966 n
531608256987845 8231916860995789838 n
531610633654274 1948868418512616783 n
531613653653972 7518460212838950792 n
531612603654077 4172591918513614866 n
531607746987896 3418060955855940852 n
531613450320659 2959202624801015261 n
531612843654053 2860664023925507527 n
531610453654292 5690898850433195709 n
531609113654426 3116649879737390153 n
531607130321291 479408607857635507 n
531607833654554 7475121012328756690 n
531607516987919 1261000811609926239 n
531613100320694 5960242910225773533 n
531611570320847 6530562126167059461 n
531608866987784 8195721932370947745 n
531609936987677 848110381084400560 n